Behçet Hastalığı


Behçet Hastalığı


Behçet Hastalığı

Behçet sendromu olarak da adlandırılan Behçet hastalığı, vücudun farklı yerlerindeki kan damarlarının iltihabına neden olan ve nadir görülen kronik bir romatizmal hastalıktır. Behçet hastalığı, ilk olarak 1936 yılında Türk dermatolog ve bilim adamı Hulusi Behçet tarafından tanımlandığı için , ismini buradan almıştır.

Behçet Hastalığı, Orta ve Uzak Doğu toplumlarında, diğer bölge toplumlarına göre daha sık gözlenir. Nedenleri arasında genetik geçiş ve aile kalıtımı önemlidir. Özellikle genetik olarak kişinin HLA-B51 taşıyıcılığı önemli bir etkendir. Behçet hastalığının başlangıç yaşı genellikle 20 ila 30 yaş aralığında olmakla birlikte, çocukluk döneminde de başlangıç gösterebilir.

Hastalık bir vaskülit (damar romatizması) tipi olup, cilt, mukozalar, bağırsaklar, göz, kan damarları ve beyin en sık etkilenen organlardır.

Behçet hastalığının belirtileri arasında en sık görüleni tekrarlayan oral aftlardır. Oral aftlar, birkaç milimetreden santimetreye kadar değişen bir çapta yuvarlak veya oval şekilli ağız mukozasının ağrılı yüzeyel ülserleri olarak tanımlanabilir. Ağız ülserleri tipik olarak 1 ila 3 hafta içinde kendiliğinden iyileşir, ancak nadiren iyileşme süreci 1 aya ulaşabilir.


Genital ülser Behçet hastalığı belirtisinin en karakteristik lezyonları olarak bilinir. Hastaların yaklaşık % 75’inde görülür. Nadiren Behçet hastalığın ilk belirtisi olabilir. Genital Ülser, ağızdaki aflar ile hemen hemen aynı klinik özellikleri gösterir, ancak boyutu genellikle daha büyüktür, ülserler daha derindir ve iyileşme süreci daha uzundur. Behçet hastalığı belirtisi olarak görülen genital ülserler ve genital yaralar ayrıca genellikle ağrılıdır.

Behçet hastalığının diğer sık görülen bir bulgusu deri lezyonlarıdır. Hastaların oratalama 2/3’ünde görülür. Deri tutulumu, papülopüstüler lezyonlar (akne-sivilce-folikülit benzeri iltihaplı yaralar), eritema nodozum, piyoderma gangrenozum benzeri lezyonlar ve paterji fenomeni şeklinde kendini gösterebilir.

Göz tutulumları Behçet Hastalığı belirtileri arasında görülebilirken kalıcı hasarın ve sakatlığın yani körlüğün en sık nedenidir. Behçet hastalığı göz tutulumlarında en sık görülen tutulum üveittir. Vitrit, retina birikimleri, retina venlerinin(toplardamar) kılıflanması, tıkayıcı vaskülit, neovaskülarizasyon, katarakt, glokom, buzlu dal anjiyiti ve maküler ödem diğer olası Behçet hastalığı göz tutulumlarıdır.

Artrit ve artralji, Behçet Hastalığının en sık görülen kas-eklem belirtileridir. Hastaların ortalama olarak yarısında görülebilir.

Behçet hastalığında damar tutulumu da temel belirtiler arasındadır.  Behçet Hastalığındaki vaskülit her tür ve boyutta damarı etkileyebilir

Behçet Hastalığının nörolojik tutulumu, nöroBehçet sendromu olarak da bilinir ve tüm Behçet hastalarının % 5-10’unu etkiler. Sinir sistemi tutulumu, kötü prognozlu Behçet Hastalığının ciddi belirtilerinden biridir ve genellikle erkeklerde görülür.

Behçet Hastalığında tedavinin temel amacı belirtileri ortadan kaldırmak, aktif hastalığı söndürmek, iyilik halini sürdürmek ve hastaların yaşam kalitesini iyileştirmektir. Behçet hastalığında tedavi yönetimi, klinik belirtilere ve ilgili sistemlere dayanmaktadır.


Bize Ulaşın

Çocukluk Çağı Romatizmal Hastalıklarının Tanı/Tedavisi
& Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Takipleriniz için
İletişim Kanalları ile Tarafımıza Ulaşarak Randevu Oluşturabilirsiniz

© Copyright 2021 - 2024 | Doç. Dr. Ferhat Demir | Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı | Çocuk Romatoloji Uzmanı