
Behçet Hastalığı Nedir, Tanı Yöntemleri Nelerdir?
Behçet Hastalığı, ilk kez Türk dermatolog Hulusi Behçet tarafından tanımlanmış olup, oral ve genital bölgede oluşan aftlar, cilt lezyonları, eklem yakınmaları ve gözlerdeki inflamasyon ile karakterize bir damar romatizmasıdır. Hastalığın tanı süreci karmaşık olabilir çünkü belirli bir tanı testi yoktur. Tanı, genellikle klinik semptomlara ve diğer hastalıkları dışlayan bir süreçle konulur.
Belirtileri
Behçet Hastalığı, farklı çaptaki damarları etkileyen romatizmal bir hastalık olduğu için, birçok doku ve organda çeşitli belirtiler ile seyredebilir. En yaygın görülen belirtiler arasında şunlar bulunur:
- Ağız Yaraları (Aftöz Ülserler): En sık rastlanan belirtidir. Yaralar genellikle birkaç hafta içinde iyileşir ve sıklıkla tekrarlar.
- Genital Yaralar: Erkek ve kadınlarda genital bölgede ağrılı yaralar görülür.
- Cilt Lezyonları: Akne, follikülit, pannikülit
- Göz İltihabı (Üveit): Gözde kızarıklık, bulanık görme ve ışığa duyarlılık gibi belirtilerle karakterizedir.
- Eklem Ağrıları: Diz, dirsek ya da bilek gibi eklemlerde şişlik ve ağrı.
- Diğer Belirtiler: Merkezi sinir sistemi ve sindirim sistemi de etkilenebilir.
Tanı Süreci ve Yöntemleri
Behçet Hastalığı’nın tanısında kullanılan ana yaklaşımlar şunlardır:
- Klinik Değerlendirme: Çocuk romatoloji uzmanları genellikle hastalığın tanısını koyarken kapsamlı bir klinik değerlendirme yapar. Bu değerlendirme, hastanın geçmiş tıbbi öyküsünü ve mevcut belirtilerini içerir.
- Kan Testleri: Kan testleri doğrudan hastalığın tanısını koymasa da vücuttaki bağışıklık sisteminin reaksiyon seviyesini belirlemeye yardımcı olabilir. Özellikle C-reaktif protein (CRP) ve eritrosit sedimentasyon hızı (ESR) bu amaçla kullanılır.
- HLA-B51 Testi: Behçet Hastalığı ile ilişkili olan HLA-B51 geninin varlığını belirlemek için yapılan bir testtir. Bu genin bulunması, hastalığa yatkınlığı gösterir, ancak tanı için belirleyici değildir.
- Deride Paterji Testi: Cilde steril bir iğne batırılır. İki gün içinde kızarıklık veya püstül oluşumu gözlemlenirse test pozitif kabul edilir. Behçet hastalığı açısından yatkınlık göstergesi bir testtir.
- Göz Muayenesi: Gözdeki romatizmal iltihabi durum üveit olarak adlandırılır. Üveitin varlığını belirlemek için göz doktoru tarafından detaylı bir muayene yapılır. Üveit Behçet hastalığı için destekleyici bir ölçüttür.
- Görüntüleme Yöntemleri: MR veya BT gibi görüntüleme yöntemleri, beyin ve damarların etkilenip etkilenmediğini incelemek için kullanılabilir.
- Uluslararası Tanı Kriterleri: 1990 yılında belirlenen Uluslararası Behçet Çalışma Grubu kriterleri, hastalığın tanısında kullanılır. Bu kriterlere göre tanı koymak için ağız yaralarının varlığı zorunludur ve ek olarak cilt lezyonları, genital yaralar veya göz iltihabından en az iki tanesinin de bulunması gereklidir.
- Pediatrik Behçet kriterleri: En güncel kullanılan çocukluk çağı Behçet hastalığı tanı ölçütleridir. Oral aft, genital aft, cilt lezyonları, nörolojik tutulum, damar tutulumu ve göz tutulumu bulgularından en az üçünü karşılayan çocuklar Behçet hastalığı tanısı alabilir.
Behçet Hastalığı, kesin tanı yöntemleri olmaması ve çeşitli belirtiler göstermesi nedeniyle teşhisi zor bir hastalıktır. Tanı koyulurken klinik değerlendirme, tanı kriterleri ve çeşitli testlerden faydalanılır. Bulgular peyderpey çıkabilmekte olup, bazı çocuk hastalar olası Behçet hastalığı olarak değerlendirip, takip ve tedavi edilebilmektedir. Erken tanı, hastalığın etkilerini en aza indirmek ve komplikasyonları önlemek için kritik öneme sahiptir. Tedavi sürecinde bir çocuk romatoloji uzmanı rehberliği gereklidir.
Detaylı Bilgi için: Çocuk Romatolojisi